Wednesday, January 25, 2006

Ogle Yemegim

Merhaba
Kahvaltimdan sonra 2 buyuk fincan kahvemi ictim.
Simdi ogle yemek vakti, sabahta bahsetmistim. Oglen
yemek icin kendime kuru bakla salatasi yaptim.
Haslanmis bakla, biraz nohut ve taze dereotu ilavesi
ile enfes oldu.Limon suyuda ilave ettim, tam bir limon.
Taze soganda cok guzel gidiyor bu salataya
ama oglen isyerinde soganli birseyler yemek istemedim.
Saat 12.20 pm. su an. Hadi bana musade.
Salatami yiyeyim.


Sevgilerimle.

Kahvaltim

Merhaba
Bana gunaydin yine, hava gunesli ama soguk 7 C su an.
Sabah uyandim, ZipZip uyanmadan ciktim yuruyusume.
Bu sabah havadaki nem oranida cok dusuktu, daha bir iyi
yurudum. ZipZip'i okula yolladim ve kendime kahvalti
hazirladim, neler mi var kahvalti tabagimda. Resime bakinca
gordunuz sizde :))


1 bardak taze greyfurt suyum
yarim salatalik
yarim biber ( yesil biber yoktu sari biber dogradim)
1 lop yumurta
1 dilim peynir
1 dilim kepekli ekmek ( kendi urunum)

Oglen icin kuru bakla salatasi hazirlayacagim birazdan kendime.
Simdi kahvaltimi yapayim, saat 8.03 am. sonra yine yazarim:)

Sevgilerimle.


Tuesday, January 24, 2006

Bugun meyve suyu ve meyve gunum


Merhaba
Gectigimiz hafta kontrollu yedikten sonra dun baskule ciktigimda ancak 950 gr. a veda ettigimi gordum. Benim
metabolizmada direnise gecti sanirim.

Bir sekilde hizlandirmak lazim.
Bugun kendim icin meyve suyu ve meyve gunu ilan
ettim.
Yuruyusten geldikten sonra bir bardak greyfurt suyu
ictim. Tamami ile naturel yani kendim sIKtim.

Uzerinede bir tane salatalik yedim.

Arada elma ve kereviz saplari devreye girecek bugun :))

Oglen icin yine greyfurt suyu ve salatalik yiyecegim.

Ogleden sonra icin stoklarimda 1 muz, 2 portakal, 2 elma
var, bu hepsini yiyecegim anlaminda degil tabi ki, cephanem saglam anlaminda. Eger acikirsam,
canim birseyler atistirmak isterse diye.

Yeni bir gun basliyor benim icin saat 8.05, herkese guzel bir gun diliyorum.
Sevgilerimle.

Veda Zamani

Sunday, January 22, 2006

Abur Cuburlar


Sevgili Burcu beni sobelemis, ben pek sobeleme ebeleme takip edemiyorum, diyet kardesligi icin yanitlayacagim.
Abur cubur cocuklugumda annemin onlemek istedigi yeme seklimdi, sonra kendi ayaklarimin uzerinde durdugumdan beride
vazgecilmezlerimdi. Ama simdi yaklasik 4 aya yakin bir suredir
abur cuburlara veda ettim.

Eskiden severek tukettiklerim.

Cukulata - her cesit ama ozellikle antep fistikli

Cipsler - Sour creamli - soganli- baharatli

Kizarmis patates

Dondurma- cukulatali - karamelli - Izmir'de karadutlu (mennan)

  • Aksamlari tv izlerken ozellikle kis doneminde patlamis misir (karamelli yapiyordum )
  • Kuruyemis
  • Sarkuteri urunlerinin hepsi ( sucuk-sosis-salam-pastirma)
  • Meyve sulari ( yaz doneminde) / Boza - Sahlep ( kis doneminde)
  • Herturlu hamur isleri / en cok pizza - cigborek

Diyet donemindeki abur cuburlarim :

Canim birseyler istedikce kereviz sapi kemiriyorum.
Portakal, elma, greyfurt tuketiyorum.
Aksamlari popcorn yerine hasladigim nohutlari biraz baharatlayip firinliyorum. Cok guzel.
Su ve yesil cay cok tuketiyorum. Kahve ve Turk cayini unutmuyorum tabi.

Hersey saglik yasam icin.

Thursday, January 19, 2006

Ocak 19


Merhaba
Sevgili diyet dostlarim bir onceki postuma comment birakmislar,
burada yanit vereyim istedim. Diger merak eden diyet dostlari icin.

Ben gune erken baslayan bir insanim, cok uyumayi sevmiyorum.
Sabahlari 6.30 da ayaktayim. Diyete basladigimdan beri her sabah
yesil cay iciyorum. Ardindan yuruyuse cikiyorum. En gec 7.30 da
bir dilim kepek ekmek, 1 dilim peynir, yarim domates ve salatalik
yemeye calisiyorum. Haftada 3 gun lop yumurta yiyorum.

Sonrasinda en az 2 buyuk fincan kahvem var. Oglenleri genelde
salata veya haslama sebzeleri yiyorum, calisiyorum cunku.
Oglen yemekten sonra yaklasik 20 dk isyerimin civarinda yurumeye
gayret ediyorum.

Sabah kahvalti ile oglen arasinda icim kiyilirsa portakal ve kereviz sapi
yemeyi seviyorum.

Aksamustu de gecerli, bazen elma ve greyfurtla yer degisiyorlar.

Aksamlari da en gec 7.30 dan once yiyorum veya gayret ediyorum.
Yine salata, beyaz et ( tavuk-balik) tuketiyorum, genelde mangalda
izgarada yapiyorum. Hafta sonlarida benim luksum izgara kofte :))

Gunde en az 3 kere buyuk bardakla yesil cay iciyorum, en az 3 bardak
su iciyorum, bardak olcum buyuk, bir karis yukseklikte kocaman bir
bardak. Sevgili Dali limon suyu ilave etmemi soylediginden beride
suyuma limon suyu dahil edip iciyorum.

Aksam yatmadan once jimnastik aletimi en az 15 dk. kullanmaya gayret ediyorum.
Gun icinde zaten yaklasik 10 saat ayaktayim, calisiyorum. Bu sekilde yavas
yavas veda edecegim fazlaliklara, saglik yasam ve beslenme...

Siz diyet dostlariminda destekleri beni daha da yureklendiriyor.
XXL konumundan L' a dusmek harika bir duygu benim icin.
Sizleri seviyorum.
Veda Zamani

Wednesday, January 18, 2006

Ocak 18...



Merhaba
Bu sabah yesil ay ile gune basladim, yarim saat sonra 1 dilim kepekli
ekmek, 1 dilim peynir yedim.
Kahve ictim sonrasinda 2 fincan.
Oglen icin kendime karnabahar salatasi hazirladim.
Hasladigim karnabahar uzerine 1 adet domates, 1 adet avokado dogradim.
Tulum peynir ufaladim ve limon suyu ilave ettim.
Guzel gorunuyor degil mi?
Aksam icinde dusuncem yesil mercimek pisirmek, aksam ola hayir ola:)))
Bu sabah hava cok guzeldi, 45 dk yurudum yine, yuruyunce cok mutlu oluyorum.
Her sabah yapamadigim icin uzuluyorum.
Neyse bunada sukur, eskiden uyaninca pinekleyen biri iken, simdi
cok dinc uyaniyorum.
Yarin gorusmek uzere dostlar.
Dalicim benim cephane full hala, ama hic yiyemiyorum canim istemiyor,
seninkiler bitince seslen yollayim:)
Sevgilerimle

Tuesday, January 17, 2006


Merhaba

Bana gunaydin tabi su an :))
Sebzeli gunlere devam ediyorum ama ben tam anlami ile uyamayacagim
sanirim, cunku ben beyaz et seviyorum, yumurta seviyorum, yogurt ve
sut seviyorum. Bunlardan uzak olmak beni zorluyor, haftada bir gun
izgara kofte yemeyi seviyorum. Bu sebeple kendimce diyetimde degisiklikler
yaptim, sizlerle menumu paylasacagim. Gectigimiz hafta ne kilo almisim,
ne de veda etmisim, sanirim bende duraklama devresindeyim su an.
Bugun neler yemeyi planliyorum:


Kahvaltida 1 dilim kepekli ekmek ve 1 dilim peynir yedim.
Yaninda sebze suyu ile.

Su an sekersiz kahvemi iciyorum.
Oglen yemek icin haslanmis 1 dilim tavuk gogsum ve bir koca
tabak yesil salatam var. Salatama sirke koyacagim yiyecegim zaman,

Aksam ustu acikirsam kereviz saplarimi getirdim yanimda, yagsiz yogurt
ile yemeyi dusunuyorum.

Aksam icinde taze fasulye kavurmasi ve tavuktan bir parca daha yiyecegim.
Aralarda acikirsam diye portakal ve elma stoklarim tamam :))

Shekercim, sana yoldas olamadim, tam anlami ile sebzedas olamadim.
Kusuruma bakma olurmu?

Sevgilerimle.

foto: fotosearch.com .

Monday, January 16, 2006

Bir bayramin ardindan...

Arkadaşlar, dostlar;
Bir bayram daha bitti, bayram sonrasinda sizlerinde okumasini istedigim bir aniyi paylasmak istedim , Talip Apaydin benim ortaokul donemimde 3 sene ogretmenimdi,
kendisini sevmeyen ogrenci yoktu okulda. Talip APAYDIN’IN 1967 yılında yayınlanan ''Karanlığın Kuvveti'' adli kitabında yer alan anısı, tam da bu günlerde okunmaya değer bir anı..


sevgi, saygı ve dostlukla kalın..

-----


Kurban bayramı tam kışın ortasına rastlıyordu. O günler bir soğuktu, bir soğuktu... Kar, fırtına, tipi... Eskişehir ortalarında papaz harmanı savruluyordu. Göz gözü görmüyordu dışarılarda. Sular donmuştu hep. Seydi Suyu iri buz parçaları akıtıyordu. Santral kanalı kapandığından, elektriklerimiz kaç gündür doğru dürüst yanmıyordu. Akşam seminerlerinde kitap okuyamıyorduk, ders çalışamıyorduk. Lambalar ikide bir usulca sönüveriyordu. Dersliklerimizde pelerinlerimizle oturuyorduk da, gene de ısınamıyorduk. Musluklarımızdan su akmıyordu. Ellerimizi yüzlerimizi yıkamak için dere kıyısına gidiyorduk. İçme suyumuz yoktu. üç gün bayram iznimiz vardı, ama bu soğukta nereye gidecektik? Köyü yakın olanlar gitti ancak. Bayram sabahı kampana çaldı. Dışarıda toplanılacak dediler. Başımızı gözümüzü sararak, büzülerek çıktık. Müdürümüz Rauf İnan merdivende bizi bekliyordu. üstünde palto bile yoktu. Ellerini arkasına bağlamıstı. Boz urbaları içinde, yağsız çehresiyle bir heykel gibiydi. Savrulan karlardan gözlerini kırpıştırıyordu. O halini görünce usulca pelerinlerimizin yakalarını indirdik. Ellerimizi cebimizden çıkardık. “Arkadaşlar !” diye başladı. Bir canlıydi sesi, bir heybetliydi. önce yılgınlık psikolojisinin zararlarını anlattı. Korkan insanın muhakkak yenileceğini ve korktuğuna uğrayacağını söyledi. Bu hava soğuk evet, fakat siz isterseniz üşümezsiniz, dedi. Olduğumuz yerde birkac kez sıçramamızı ve kuvvetli tepinmemizi istedi. Dediğini yaptık. Birden ısınmıştık sanki. Hoşumuza gitmişti. Bugün bayram, dedi. şimdi birbirimizi tebrik edeceğiz. Sonra yapacağımız iki iş var: Ya tekrar içeri girip sıralara büzülmek, mıymıntı mıymıntı oturmak, bu üç günü böyle faydasız, hatta zararlı geçirmek, can sıkıntısından patlamak. Boşuna içlenmek. Üstelik üşümek. Yahut da kazmayı, küreği alıp, santral kanalını temizlemeye gitmek. Emin olun gidenler, kalanlar kadar üşümeyecektir. çünkü, inanarak çalısan insan ne soğukta üşür, ne sıcakta yanar. O; yücelten, dirilten, kuvvetli kılan bir heyecan içinde her türlü güçlüğün üstüne çıkmıştır... Onu hiçbir karşı kuvvet yolundan alıkoyamaz. Yeter ki bir insan yaptığı işin gereğine inansın.
-Ben şimdi kazmamı küreğimi alıp kanala gidiyorum, dedi. çünkü kanal açılınca elektriklerimiz yanacak. Elektrik yanınca okulun işleri yoluna girecek. Kitap okuyabileceksiniz, ders çalışabileceksiniz. Sularınız akacak, yıkanabileceksiniz. Size şunu söyluyorum, bizim asıl bayramımız, yurdumuz bu gerilikten, bu karanlıktan kurtulduğu gün başlayacaktır. şimdilik bize düşen milletçe çalısmak, çok çalışmaktır. Parolamız şu olmalıdır: “Bayramlarda çalışırız bayramlar için”.
Ben gidiyorum. Gelmek isteyenler gelsin.

Heyecanlanmıştık, üşümemiz geçmişti.

-Hepimiz geleceğiz! diye bağırmıştık.

-Bayramda çalışırız bayramlar için!

-Bayramda çalışırız bayramlar için!

Altı yüz kişi böyle bağırdık. Sonra da kazma kürekleri koyduğumuz işliğe doğru bir koşuşma başladı. İnsanların böyle canlanması, bir amaca doğru saldırması belki sadece savaşlarda görülür. Santral havuzundan başlayarak onar metre arayla su kanalına dizildik. çıplak Hamidiye Ovası ayaz. Kırıkkız Dağı'ndan doğru zehir gibi bir rüzgar esiyor. Pelerinlerimizin etekleri uçuşuyor. Kazmayı vurdukca yüzlerimize buz parçaları fırlıyor. Bazı yerlerde kar heryeri doldurmuş, kanal dümdüz olmuş. Nereyi kazacagız belli değil. Müdürümüz, öğretmenlerimiz başımızda dört dönüyorlar. Bir o yana koşuyorlar, bir bu yana. öyle çalışıyoruz ki, boyunlarımızdan buğu çıkıyor. Bazen adam boyunda buz parçalarını elleyip çıkarıyoruz kıyıya. Kimisi bağırıyor, kimisi kazmalara tempo tutuyor. Bir gürültü gidiyor kanal boyunca. Yeşilyurt köylüleri evlerinin önune çıkmıs, bize bakıyorlar. Böyle çalısmamıza alışkınlar ama, bayram günü, bu soğukta nasıl donmadığımıza şaşıyorlar. Yeşilyurtlu arkadaşımız Azmi, -köyü yakın oldugu için izinli ya! - bize evlerden bazlama ekmek taşıyor. Köylü ekmeğini özlemişiz, aramızda kapışıyoruz. Yukarılardan, aşağılardan ikide bir sesler yükseliyor:

-Bayramda çalışırız bayramlar için!

Koca ova çınlıyor. Taa uzaktan Hamidiye'nin, Mesudiye'nin köpekleri ürüyorlar. Bu kış günü böyle seslere anlam veremiyorlar herhalde. Ayaz ovanın ıssızlığı yırtılıyor. O gün o kanalın yarı yerini açtık. Bir buçuk metre derinliğinde, uzun, derin bir çukur karları yara yara gitti. Ertesi gün taa bende kadar tamamladık. Sonra merasimle suyu saldık. Nazlı bir gelin getirir gibi önünden ardından yürüyerek, türküler marşlar söyleyerek getirdik ve geç zamanda, santral havuzuna döndük, sonra bir baktık, okulumuzun balkonuna çakılı "C K E" yandı... ( çifteler Köyü Enstitüsü ). O zamanki sevincimizi nasıl anlatmalı? üşümüş ellerimiz alkıştan ısındı. "Yaşa var ol" seslerimiz ufukları kapattı. Dünyanın en içten gelen, en coşkun bayramı oldu belki. Hiç unutmam bir arkadaşımız kendi ellerini öpüyordu. "Aferin ulan eller, diyordu, bu elektiriğin yanmasında senin de hissen var, yaşasın." Sevinçten gözlerimiz yaşarmıstı. Müdürümüz bir tümseğe çıktı. Birkaç kelimeyle başarımızı tebrik etti. Her nokta koyuşta "sağ ool!" diye bağırıyorduk.

- Şimdi, dedi, depomuza su dolacak, banyoyu yakacagız. Yıkanın ve çalışıp başarmış insanların huzuru içinde uyuyun. Işte gördünüz, inanarak çalışan yapar! Amacına ulaşır! Bu heyecanla çalışmaya devam edersek, biz Türkiye'yi de yükseltebiliriz!

- Yükseltecegiz!, diye bagırdık.

-Bayramda çalışırız bayramlar için!
-Bayramda çalışırız bayramlar için!

Içeri girdik, musluklardan şarıl şarıl sular akıyordu.

Birbirimizi tebrik ediyorduk.

Unutulmaz bir bayramdı."

Wednesday, January 11, 2006

Bayram Yaramazliklari


Merhaba
Bayramda hali ile biraz yaramazlik yaptim. Cocuklugumdan beri
alismisim Kurban Bayrami sabahi kurban kesilir ve kavurma
hazirlanir, kahvaltida kavurma yenilir bizde. Burada kurban
kesme olayina girmiyoruz kac senedir, gereken yerlere gidiyor
kurban bedeli. Ama ben kendimce gelenegimi surduruyorum.
Birgun onceden etimi aldim, dun sabahta kavurmami yaptim.
Oturdum bir guzelde yedim:)) Biliyorum sebzeli gunlerdeyim
ama bayram gunu ot yemekte olmaz ki:))

Sonraki ogunlerde salata yemeye ozen gosterdim, ama sabah
bu kacamagimi yaptim. Bende yalan yok, ay yemedim bozmadim
demeye yuzum tutmaz. Bugun 2. gun, yine normale dondum.
AA unuttum birde baklava yedim Dali gibi bende, kendim yaptim
arife gunu , bayramlasmaya gelen konuklara cikarinca aksam
bende yemezsem olurdum herhalde :)))

Bugun hersey yolunda, sabah yurumedim ama, nem cok fazla idi,
onun yerine jimnastik aletimi kullandim, biraz uzun sure.

Bayram hala devam ediyor, tum guzellikler sizlerle olsun.
Mutlu bayramlar, bende calismaya devam yine :))
not: resim bana ait degil, netten buldum.

Veda Zamani

Sunday, January 08, 2006

Kurban Bayraminiz Mubarek Olsun.


Merhaba
Sevgili Diyet Kardeslerim, ayrica blogumu ziyaret eden
tum isimsiz dostlarin Kurban Bayramlarini kutluyorum.
Bayramda diyeti bozmamaya gayret edin, et yerseniz yaninda
bol sebze tuketin, su icin, yurumeyi ihmal etmeyin.
Tatlilardan bir isirik alip birakin :)))

Bayram sonrasi hepinizin baskul sonuclarini bekliyorum.
Sizleri ve kendimi seviyorum.
Yasasin Diyet Kardesligimiz.
Yasasin Dostluklarimiz.

Veda Zamani.

Friday, January 06, 2006

Nohutlu Taze Fasulyem

Merhaba
Dun aksam bu yemekten yaptim yedim, kalani bugun oglen yiyecegim.
Yasamak icin ye stilinde bir yemek :))
1 adet sogani 1 kasik z.yag ile soteledim, dondurucuda hazir bekleyen
taze fasulyelerimi ilave ettim tencereme, sonra rendelenmis havuclarimi,
2 dis dogranmis sarimsagimi birlikte pismeye biraktim. Cok az su ile.
Sonra fasulyemin pistigine emin oluncada haslanmis dolapta bekleyen
nohutlarimida ilave edince harika bir yemegim oldu. Cunku gunduz
bakliyatimdan yememistim, hakkimi aksam yemegimde kullandim.
Gunduz 4 portakal, 1 tabak salata, yarim avacado yedim.
Bolca su icmeye gayret ediyorum, kendimi seviyorum :)))

Veda Zamani

Thursday, January 05, 2006


Evet, evet kendimi seviyorum. Narsist degilim.
Kendimi seviyorum niyemi?
1- sabahlari uyusuk uyusuk kalkmiyorum artik, uyanip kendimi
sokaga atiyorum, en az 30 dk yuruyorum.
2- Jimnastik aletimi yuruyusten sonra 20 dk kullaniyorum.
3- Ise gelirken her sabah 3 tane cukulatali donuts alip yemiyorum artik.
4- Sabahlari evden cikmadan yesil cayimi iciyorum.
5- Kahvaltida meyve salatasi yiyorum.
Daha sayayim kendimi niye seviyorum okuyun...
6- Oglenleri Bakliyat karisimli yesil salatami yiyorum.
7- Aralarda bol bol su iciyorum.
8- Firsat buldukca bulundugum yerde ziplayabiliyorum artik.
9- Ara ogunlerde meyve tuketiyorum bol bol.
10- Aksamlari haslanmis sebze veya az zeytinyagda kavrulmus sebze yiyorum.
11- Abur cubur isteyince canim, hasladigim nohut- borulce tanelerini yiyorum.

Boylelikle kendimi cok zinde ve enerjik hissediyorum, uzerimdeki o himbillik
gitti, bunlar kendimi sevmem icin sebep degil mi?

Sizleride seviyorum, cunku bana sana ortamda da destek oldugunuz icin.
Kostek olanlarada kendilerini sevmeyi oneriyorum :))

Veda Zamani

Tuesday, January 03, 2006

Tatil Sezonu Bittiiiiiiiiiii...

Merhaba Diyet Kardeslerim.
Burada ne zamandir tatil sezonu idi, hayat bugun normale dondu yeniden.
Gerci ben ne kadar tatil yapamasamda, calismak durumunda olsamda...
Bugun tum Amerika backtowork ( ise donus) yapti. Ohh iyi oldu :)))
Ben yilbasi icin guzel bir sofra hazirladim kendime ve aileme.
Salata agirlikli. Hazirlarken nasil gozum acti ama, cunku kendimi sartladim
yeniyil aksami yiyecegim diye. Salatalarla basladim, marul salatasi, borulce
salatasi, bakla salatasi derken doyuverdim. Az tavuk yedim. Yemek ustune
cikolatali pastadan yemek istedim, bir dilimi bile bitiremedim.
Bana neler oluyor ? Ne oluyorsa vallahi cok iyi oluyor :)))

Dun tartildim. Gecen hafta Yasamak Ye cercevesinde sebzeli bir
hayata baslamistim. 1200 gr vermisim, yeni yil aksami yedigim halde.
Sevindim.

Dunden itibaren yine sebzeli yasama devam ediyorum. Bol meyve tuketiyorum.
Aksam kuru borulce salatasi yedim yine. Bakliyat beni cok tok tutuyor.
Bu sabah yarim bardak yagsiz sut ve kendi yaptigim ( kendim icin ozel) kepekli
keten tohumlu bir dilim ekmegimden yedim.

Hepimize bol sans dostlarim. Hepimiz cok iyi gidiyoruz, bloglari okudukca
oyle mutlu oluyorum ki...

Veda Zamani

Friday, December 30, 2005

Yeni yil


"DÜNLE BERABER GİTTİ CANCAĞIZIM NE KADAR SÖZ SÖZ VARSA DÜNE AİT"
ŞİMDİ YENİ BİRŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM......
Mevlana....

Sözlerimizin,dostluklarımızın paylaşılacağı yeni bir yıl olsun 2006.

Thursday, December 29, 2005


Merhaba
Yilin son gunlerine yaklasirken isyerinde epey
bir yogunluk var, yil sonu hesaplari, devir isleri,
iadeler derken, oturup 2 satir yazamiyorum diyet
kardeslerime. Yasamak icin ye olayi iyi gidiyor
ama ben kesinlikle vegeteryan olamam bunu
anladim, peynir cok severim, yogurt cok severim
lop yumurta cok severim, beyaz etide severim.
Gerci pazartesiden beri hic edepsizlik yapmadim,
yemem gerekenleri yiyorum. Ama yilbasi aksami
icin simdiden anlasalim, o gece smoked tavugumu
yiyecegim :)) Celtik pilavimdan yiyecegim:)))
Bugun oglen icin sabah acele ile kendime
komik bir pizza hazirladim, resmi cekemedim
size ama cok hos oldu.
Pizzamin ana malzemesi tombul patlican.
Kucuk tepsime zeytinyag degdirdim, uzerine topan
patlicanlarimi dilimledim. Uzerine yesil biber, sonra
domates ve mantar. Surdum izgaraya. Oyle guzel oldu ki, kasar rendelesem daha guzel
olacakti ama, o hakki yilbasi aksamina sakliyorum.
Gunde 3-4 koca bardak yesil cay iciyorum. Icim kiyilirsa meyva yiyorum.
Isyerime haslanmis nohut, borulce v.s yigdim :))
Sizlerin destekleride bana guc veriyor, cok iyi gidiyor simdilik.
Shekercim senin tavsiyelerinede uyacagim, cok tesekkur ederim paylasimin icin.
Dali'nin dedigi gibi sebzeleri hafta sonu pisireyim yanimda stok olsunlar.
Sizleri seviyorum. Yeni bir post yazamazsam eger simdiden baris,
sevgi ve laik bir 2006 diliyorum hepimiz icin.
Veda Zamani

Tuesday, December 27, 2005


Merhaba
Sebzeli ve bakliyatli ilk gunum harika gecti.
Gune yesil cay ile basladim dun, sonra 1 adet greyfurt yedim. Sonra tabiki kahve.
Oglen marul salatamin uzerine portakal dogradim, tuz ve eksi kullanmadan boylelikle
indirdim mideme :))
Ogleden sonra icim kazindi sanki, o zaman
yine bir greyfurt yedim.
Aksam eve gidince siyah fasulyeden salata
yaptim kendime, piyaz gibi, bol sirkeli domatesli.
Pek acikmadim ben dun umarim bugunumde boyle gider, bu sabahda yesil cayimi ictim.
Bir elma yedim az once. Oglen icin kuru bakla yiyecegim bol limonlu :)) En sevdigim bakliyat kuru bakla. Bu arada birkac gundur spor yapamiyorum, grip yuzunden hala guclu degilim, aksam 10 dk ancak kullanabildim. Biraktim.
Sebzedas dostlarim sizlerin gunluk menuleriniz nedir merak ediyorum. Paylasirmisiniz benimle.
Ozellikle Shekercim sen uzun suredir yapiyorsun, gun icerisinde neler yiyorsun?

Sevgilerimle,
Veda Zamani.

Monday, December 26, 2005

Yasamak Icin Yemeye Basliyorum!!! EAT TO LIVE.


6 HAFTALIK PROGRAM
ABD'li uzman Fuhrman, 6 haftalık program sonucunda fazla kiloların yanı sıra lipidlerin (kolesterol ve trigliserid) düşeceğini, baş ağrısı, gastrit, kabızlık, sindirimsizlik ve burun kanaması gibi birçok semptomun yok olacağını belirterek, ''Yaşamak İçin Ye'' sloganı altındaki programına ilişkin şu bilgileri veriyor:

SINIRSIZ YİYECEKLER;
Salata dahil bütün çiğ sebzeler.
Hedef günde yarım kilo yemek.
Bu bir göbek salatanın ya da kıvırcık salatanın tamamıdır.
Bezelye, tatlı kırmızı biber, domates, salatalık gibi çiğ sebzeler ekleyin.
Yarım kilo tutarındaki bu tür yiyeceklerden alınacak kalori miktarı 100'den azdır.
Pişmiş ya da buharda pişmiş yeşil sebzeler. 'Ne kadar yerseniz o kadar
kilo verirsiniz' kuralı, bu grup için de geçerlidir.
Hedef yine yarım kilodur.
Bu sebzeleri yerken porsiyon çok büyük olmalı.
Çalı fasulye, brokoli, enginar, kuşkonmaz, kabak,
yeşil ve kırmızı lahana, Brüksel lahanası, bamya, pazı,
şalgam, pancar, ıspanak, karnıbahar, patlıcan, biber,
su kestanesi kullanarak pişmiş sebzelerde çeşitliliği sağlayın.
Baklagiller de, dünyanın en mükemmel yiyeceklerinden biridir.
Kan şekerini sabitler, tatlı arzusunu köreltir ve
akşam üstü acıkmalarını engeller. 6 Haftalık programda günde
en az 1 su bardağı dolusu yiyin.
Nohut, kuru fasulye, barbunya, mercimek, soya fasulyesi, börülce ve
daha birçok fasulye ve baklagil çeşidi.Günde en az 4 meyve yiyin

SINIRLI YİYECEKLER; Günde en fazla bir porsiyon pişmiş
nişastalı sebzeler ya da tam tahıllar (Mısır, patates, pirinç, pişmiş havuç,
ekmek, kahvaltılık gevrekler).
Çiğ kuru yemişler ve tohumlar (günde maksimum 30 gram).
Avakado (günde maksimum 60 gram).
Öğütülmüş keten tohumu (günde 1 yemek kaşığı).

YASAKLAR; Süt ürünleri, hayvansal gıdalar,
öğünler arası atıştırmalar, meyve suyu, kurutulmuş meyve

Sunday, December 25, 2005

Sonuc !!!


Merhaba
Bu haftada Lahana Corbasi diyetini tamamladim.
Sonuc mu ? 6 lb ( 2.724 gr) ye veda etmisim.
Benim icin cok iyi.
Cunku gittikce kilo kaybi miktarim dusuyor. Bundan sonra
"yasamak icin ye" uygulamasina basliyorum. Sebze ve
bakliyat benim severek tukettiklerimin arasinda.
Herkese guzel bir pazar diliyorum. Bugun kontrollu
yemek istiyorum, tavuk izgarayi ozledim salata ile
yiyecegim oglene. Yarin yeni bir cizelge icin hazirlayacagim
kendimi.
Sevgilerimle,
Veda Zamani.

Saturday, December 24, 2005

Lahana Corbasi 6. gun!!!

Merhaba
Bugun 6. gun, biraz daha iyiyim. Hasta olmakda isime geliyor sanki,
hic birsey yemek istemiyorum.
Severek yedigim sey portakal, greyfurt ve muz.
Inanilmaz su iciyorum. Bugun kendime bir cesit punch yaptim,
elmalari dogradim tencereye, icine tarcin odunlarindan attim,
karanfil attim, portakal kabuklari dogradim. Taze zencefilden de
dogradim hepsini kaynattim. Aman piserken ne guzel koktu ev.
Ev halkina balli ikram ettim cok sevdiler, bende sekersiz ictim bol bol.
2 Fincanda lahana corbasindan ictim bugun. Yarina corbam kalmadi :(
Bugun bir daha yapmayacagim. Boylelikle 6 gunde kaliyor bu sefer.
Benimkilerede bugun iskembe corbasi yaptim sus payi. Benim corbam
piserken ve isinirken kokuyor diye laf ediyorlardi, bende onlarin
en sevdigi corbayi yaptim, Iskembe corbasi:))
Bugun calismadik, mutfaktan firsat buldukca dinlendim hep.
Yarin sabah baskule cikacagim. Sonucu sizlerle paylacacagim sevgili diyet kardeslerim.
Sevgilerimle,
Veda Zamani.

Friday, December 23, 2005

DOST


Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...

Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...

Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...

Dost dediğin; fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde
Sana moral vermeli.

Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,

Ve ağladığında,
seninle ağlamalı...

Ama hepsinden daha çok;
Dost matematiksel olmali;
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalı...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...
Mevlana